İlk olarak 2000 yılına girerken Sidney'i böyle görmüştüm heralde. O gün bugündür bir yılbaşına Uludağ'da değil de orda girme isteği var. O yaz bir de olimpiyatlara ev sahipliği yapınca ilgim arttı.
Bugün yazmak istediğim yazılar vardı ama tembelliğim tuttu yine. Finaller de yaklaşıyor, bir yandan da onun düşüncesi aldı.
*Uludağ'a dün kar yağmaya başlamış, şansa bak yılbaşı geçti. Bir ara çıkmak lazım zirveye. Şubat uygundur.
Bu gün Ertuğrul Sağlam'ın Bursaspor'a imza attığı günün 1.yılı. Yaptıkları ortada zaten. Önceki postta 2009 yılındaki puan durumunu vermiştim. Geldiği günden beri artık kimse teknik direktörün durumunu konuşmuyor, puan hesaplarını avrupa için yapıyor. İlk gün yarattığı heyecan katlanarak devam ediyor. Sezon sonu bu sefer olacak avrupa hayaline bir de yeni stad yapımı eklenince değmeyin keyfimize. Yepyeni bir dönemin ilk adımları olabilir bunlar.
Geçelim ilk yarı değerlendirmesine;
-Ligin en çok gol atan 2. takımı: En çok gol atan oyuncular 4'er golle İ.Ergiç, Volkan Şen ve Turgay. 12 farklı kişi gol atmış. Yani bir futbolcuya bağlı değiliz. Mesela Sercan ilk 2 hafta 2 gol attı o kadar.
-Geçen sezon ligin ilk 8 sırasındaki takımlardan deplasman galibiyeti alamamıştık. Bu sezon en azından tarihi Beşiktaş galibiyeti çıktı.
-Ligin son 8 sırasındaki takımlara hiç puan kaybetmemişiz. Bu Bursaspor'un zirve mücadelesi yaptığı takımlara karşı galibiyeti zorunlu olmaktan çıkarıyor.
-Kayserispor maçı ilk yarının kırılma maçıydı. Bir anda takımı kendine getirdi. Bazen mağlup olmak ta katkı sağlaya biliyor. Beşiktaş maçındaki galibiyette ve sezonun geri kalanı için önemli bir maçtı.
Takımlar
Maç Sayısı
Kırmızı Kart Ceza Puanı
Sarı Kart Ceza
Puanı
Saha Kapatma Ceza Puanı
Seyircisiz Oynama Ceza Puanı
Hak Mah.
Ceza Puanı
Toplam Ceza Puan
1-GENÇLERBİRLİĞİ
17
0
29
0
0
0
29
2-BURSASPOR
17
3
31
0
0
0
34
3-BEŞİKTAŞ A.Ş.
17
6
28
0
0
0
34
4-GAZİANTEPSPOR
17
6
33
0
0
0
39
5-DENİZLİSPOR
17
12
30
0
0
0
42
6-TRABZONSPOR A.Ş.
17
0
29
0
0
18
47
7-MANİSASPOR
17
12
39
0
0
0
51
8-GALATASARAY A.Ş.
17
15
38
0
0
0
53
9-ANTALYASPOR A.Ş.
17
18
35
0
0
0
53
10-KASIMPAŞA
17
6
39
0
0
18
63
11-SİVASSPOR
17
33
52
0
0
0
85
12-BÜYÜKŞEHİR B.S.
17
50
40
0
0
0
90
13-KAYSERİSPOR
17
28
49
0
0
18
95
14-FENERBAHÇE
17
36
38
0
10
18
102
15-ESKİŞEHİRSPOR
17
12
43
0
0
48
103
16-MKE ANKARAGÜCÜ
17
18
32
0
0
252
302
17-DİYARBAKIRSPOR
17
66
43
5
5
276
395
-Hazır Diyarbakır demişken; tek uzak deplasman orası kalmış. O maça bileniyorlarmış, saçma şeyler olmasın da. Diğer deplasmanlar İstanbul (4-Kasımpaşa, Fenerbahçe, İBB, Galatasaray) ve Ankara (2-Gençlerbirliği, Ankaragücü). Ankaraspor'dan dolayı ligin som 3 haftası yaklaşık 21 gün Bursa'dan ayrılmayacak takım. Kısacası fikstür avantajlı gibi ama bunu sahadaki oyun belirler.
"Ertuğrul Sağlam"lı sezonlar bizimle olsun. (Üniversitede hocam en iyi akşamlar sizinle olsun der, oradan) Tablolarla bitirelim.
71 puanla tarihimizin puan olarak en iyi senesini geçirdik. Fazla söze gerek yok. Ben değerlindirmeyi tek yılda değil sezon olarak, 2009-2010, yaparım doğrusu da budur. İlk yarı değerlindirmesi 2 Ocak'ta Ertuğrul Sağlam'ın 1.Yılını dolduması şerifine burda olacak.
Sercan'ın Star tv'ye çıkıp Ertem Şener'e röportaj vermiş, hem de evinde. Yanında babası da var. Ertem Şener Sercan'ın babasının sesini kaydedip kullanmıştı belli bir zaman önce. O kadar olaydan sonra evinde misafir etmiş bide. Getirmişler 3 forma Sercan'ın üstüne tutuyor. Sercan buna nasıl izin veriyor, yönetim n'apıyor? Altına "Lamborgini"sini aldıran kulübü, iyi olacağına inanıp sabreden ve destek olan taraftar bunu hak ediyor mu? Tamam zor olsa da, ufak bir ihtimal olasa da şampiyonluk ihtimali var. Sezon sonunun hayalini kur biraz. Nedir bu? Serdar ve F.Serkan Kurtuluş çabucak gitme sevdasının sonucunu gördük. Yönetimin nasıl bir adım atacağını çok merak ediyorum.
Ali Tandoğan da sezon sonu büyük(!) bir kulübe gidebilirim demiş. Beşiktaş maçından sonra "taraftar beni hiç çağırmamıştı, bekledim ama küfür ettiler" gibi bir şeyler söyledi. Geldi Bursa'ya her maç destek vermemizin karşılığı tam da buydu.
Böyle şeyler olunca düşünüyorum da boşuna seviyoruz bu adamları(tüm futbolcuları), eline geçen ilk fırsatta terk edecek sevgili gibi...
Aslında daha güzel bir yazı yazmak istiyordum, Sercan'ın ilk yarı kaç maçta oynadığı, gidince kazanacak ve kaybedeceklerimiz. Ama işte. Düşüncem Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal'ı satan Kayserispor nasıl rahatladıysa öyle rahatlarız, kabız olup ta normale dönen insan gibi...
Öncelikle bu logonun "adaylık logosu" olduğunu söyleyelim. Turnuva logosu zaten Uefa'nın gözetiminde turnuvaya yaklaşık 2 yıl kala tanıtılıyor. İlk bakışta çok güzel gelmese de alıştıkça, hele bir de diğer ülkelerinkileri görünce güzel geliyor. Fransa çocuklara hazırlatmış galiba, İtalya'nın da klasik 90'ların başından kalma. Logo konusunda önde başladık diyebiliriz. Ayrıca "lale" temasını Dünya Basketbol Şampiyonası'nın logosunda da kullanmıştık.
İsveç-Norveç ortaklığı kısa bir süre önce adaylıktan çekildi. Devletlerin destek veremeyeceklerini söylemeleri üzerine. Turnuva düzenlememiş ülke tek biz kaldık (1992-İsveç, Norveç düzenlememişti.). Bu en büyük avantajımız olabilir. Daha öne İskoçya, Galler ve İrlanda aday oldular ama Uefa 3 ülkeye vermeyeceğini söylemesi üzerine otomatikman çekildiler. Rusya'nın gözü Dünya Kupası'nda olduğu için o da yok.
Fransa yakın tarihte 1998 Dünya kupası ve Euro 84'ü (1960 ve 1984) düzenledi. Böyle büyük ülkeler ortalama 20 yılda bir böyle büyük organizasyonları düzenleseler de Fransa'nın şansı az gibi gözüküyor. Özellikle Platini'nin gelmesinden sonra turnuvalar daha az düzenlemiş ülkelere verilmeye çalışılıyor gibi. Ama kendi ülkesine Platini etkisi ne olur? Ukrayna-Polonya ortaklığında yaşanan sorunlar da Türkiye'yi olumsuz etkileyebilir.
İtalya en son 1980 de Avrupa Şampiyonası, 1990'da Dünya Kupası düzenledi. Onlar 2012'yi almak istiyorlardı ve de yakın gibiydiler. Ama şike skandalı yüzünden turnuvayı alamadılar. Bu kötü olayların izlerini silmek ve yeniden o eski günlerine dönmek için bu turnuva onlar için çok önemli. Özellikle Almanya'nın Dünya Kupası düzenledikten sonraki çıkışı ve tribünde de seyirci ortalamasında lider konuma gelmesi İtalyanların da bu çıkış yolunu seçmelerine neden oluyor.
Bize gelecek olursak; daha önce böyle büyük bir turnuva düzenlemedik. Bu konuda çok istekliyiz ve genç nüfusumuz çok. Önemli ekonomi pazarı. Mesela Best Buy avrupadaki ilk mağazasını İzmir'de açtı. Böyle bir çok örnek var. Eksilerimize yazacağımız ilk şey altyapı eksiklikleri ve şehirler arası kopukluk, ulaşım problemi. Aday şehirler; İstanbul (2 Stad), Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Kayseri, Eskişehir ve Konya. Yedekte Trabzon, Adana, Ş.Urfa. Herkes Trabzon'un seçilmemesinden bahsediyor. Bunun nedeni o kadar seyirciyi taşımanın zorluğu ve turnuvaya yapılacak yatırım yükünü azaltmak, keza Diyarbakır da bu yüzden seçilmedi. Eskişehir yakında tamamlanacak olan Ankara-İstanbul hızlı treninin önemli bir durağı bu da bütçe açısından önemli. Hızlı trenin planlaması arasında Bursa'ya uzatılması da var. Bu sayede o bölgede şehirler arası geçiş çok kolay olacak.
Stadların çoğu yeni yapılacak. Atatürk Olimpiyat Stadı'nın kapiseti ek tribünler konularak 95,000 kişiye çıkarılacak, üstü kapanacak, kale arkalarına ek kat çıkılacak veya binalar yapılacak. Ankara'ya 70,000 kişilik, İzmir'e 40,000 kişilik yeni stadlar yapılacak. Bursa'da ise stad projesi bitmek üzere bahar aylarında yapılmaya başlanacak Timsah Arena. 34bin kişi söyleniyor ama Avrupa Şampiyonasına 40,000 gerekiyor. Kesin rakam yakın zamanda açıklanır. Kayseri'deki stad güzel ama birçok noktada gerek seyircinin görüş açısı gerekse kamera açıları bakımından problemler varmış. Elden geçirelecek.
Tanıtım için 2(bu ve bu) site açıldı. TFF bu işe iyi hazırlanıyor. İlerliyen yazılarda görüşmek üzere...
Amatör kulübe bunu yapmak ayıp artık. Luis Suarez'in ligte 18 golle krallıkta zirvede. Kupada da baştan yatırım yapmak istemiş heralde, 6 gol birden. 13. golü atıyorlar hala birbirlerine sarılıyorlar, seviniyorlar. Bu ayıbı(!) bundan izleyebilirsiniz.